Anlatacağım olay bunlar hiç ayınca başımdan geçti. İsmim Serkan. Yurtdışında yaşıyorum. Kafa dinlemek için 10 günlüğüne İzmir Çeşme’deki yazlığa gelmiştim. Anneme de tembih ettim, sakın kimseye geldiğimi söyleme diye. Çünkü İzmir’de dayımlar oturuyordu. Onlar geldiğimi bilsin istemedim. İlk gün biraz gezdik, dolaştım, kafayı dağıttım. Akşam saat 3-4 civarlarında kapı çaldı. Hayırdır inşallah, kimdir bu dedim. Kapıyı açtığımda karşımda Makbule yengem duruyordu. Ben şok olmuştum. Annem konuşurken ağzından kaçırmış, Serkan da 1 hafta 10 günlüğüne geldi diye. O da çıkmış gelmiş. Ben de ona içeri buyur ettim. Dedim hayırdır, dayım yok mu? O da yok, ben yalnız geldim. Ne yapacağım öküzü? Zaten onun yüzünden başımız belada dedi. Ben de hayırdır inşallah dedim. O da bildiğin gibi her zamanki gibi kumar oynamış, kumar borcu yüzünden icralar gelmiş, hesaplar bloke oldu, ev kirasını bile ödeyemiyoruz dedi. Anlaşılan yengem benden para istemeye gelmişti ama yolunu yapıyordu. Sonra ben dedim sen otur bir çay demleyeyim. O da olur mu yavrum, sen otur ben demlerim 2 dakika deyip kalktı. Yengem 51-52 yaşında, esmer, uzun boylu, muhteşem bir vücuda sahip, tam bir seks tanrıçasıydı. Üstünde sarı kısa bir elbise vardı. Çay almak için eğildiğinde, aman tanrım, öyle bir frikik verdi ki içine giydiği dantelli beyaz kilot tanga gibi olmuş, götünün arasına öyle bir girmiş, ama kabak gibi kabarmış Benim bu kadına sikmem gerekiyor dedim. Ama belliydi. Para sıkıntısı çekiyordu. Onu para ile sikebilirdim anca.
Çayımızı içtikten sonra yengem fazla geç olmadan ben de yola çıkayım falan gibi laflar etmeye başlayınca ben de dedim ki ne gerek var? Kal burada birkaç gün beraber tatil yaparız. Hem belki şu dayımın borçları ile ilgili bir durum yaratırız falan dedim. Yengem bunu duyunca gözleri parladı. Ama yanımda hiçbir şey getirmedim nasıl olacak falan diyor. Ben de dedim dert ettiğin şeye bak. Birazdan çıkar alırız ne istiyorsan. Tamam dedi. Dayımı görüntülü aradı. Dayımla konuştuk. Ben birkaç gün burada kalacağım. Serkan bırakmıyor dedi. Sonra dayım da sanırım anladı para mevzusunu halledeceğimi. Tamam tamam kal çocuğun yanında falan dedi. Telefonu kapattıktan sonra Makbule yengemle evden çıktık. Hadi dedim alışveriş yapalım. O da ne gerek var idare ederim ben böyle dedim. Olur mu dedim ya. Hemen yakınlarda Çeşme’deki AVM’ye gittik. Bir iki parça bir şeyler aldı yengem. Ben de dedim olur mu sen her şeyin en iyisine layıksın gazı veriyordum. Hemen bir mağazadan birkaç parça üstüne bir şeyler aldı. Yaz sonu ilkbahar başlangıcı olduğu için havalar daha sıcaktı. Dedim pijama falan alalım istiyorsan. Tamam olur dedi. Oradan Penti’ye girdik Makbule yengemle. Kendine güzel bir tane pijama aldı. Ben de dedim istersen yarın denize gidelim. Serindir ama senin için de değişiklik olur dedim. Onun için bir tane de bikini al istersen dedim. O da gülerek ay ben senelerdir bikini giymiyorum. Dedim senin gibi güzel bir kadın niye bikini giymiyor falan.
İyice onu gaza getirdim. Bikini reyonuna gittik. “Bakınıyordu, ben de seç bir tane.” dedim. “Bilmiyorum ki hangisini alsam.” “Yardımcı ol.” dedi. Ben de bakınmaya başladım. Bir tane brezilyan leopar desenli bikini gördüm. “Dedim bak bu çok güzel.” O da “Bu biraz çok cesurca değil mi?” dedi. “Ben de sana çok yakışır.” dedim. O da güldü. “Tamam o zaman acaba hangi bedeni alsak?” “Bikini de bilmiyorum.” dedi. “Normalde medium giyiyorum.” dedi. Sonra baktığımızda medium kalmamıştı. Bu da benim işime gelmişti. “Dedim S beden al istiyorsan. Bol olacağına biraz dar olur daha iyi.” dedim. O da güldü, “Tamam.” dedi. Tam kasaya doğru giderken dedim ki “İstiyorsan iç çamaşırı da alabilirsin. Nihayetinde birkaç gün burada kalacaksın.” dedim. O da gülerek “Haklısın.” dedi. Ben yanında olduğum için biraz utanıyordu. “Bende utanacak bir şey yok. Vallahi kız arkadaşıma sürekli ben kendim gidip alıyorum.” dedim. O da “Baksana.” dedi. Bikini deki gibi “Zevkine güveniyorsun o zaman.” dedi. Ben de “Evet kesinlikle.” dedim gülerek. Sonra tam reyona giderken bir laf ettim. Dedim ki “Bu taraftakilere bak güzel gözüküyor.” dedim. Oraya baktığında daha çok tangalar vardı. O da bana gülümseyerek “52 yaşında bir kadın sence bunları giyer mi?” dedi. Ben de “Vallahi ben olsam giyerim çünkü sana yakışacak tek bunlar.” dedim gülümseyerek. O da bir kahkaha patlattı. “Serkan Bey bu kadar cesaretliyseniz siz seçin o zaman.” dedi. Ben de bir tane beyaz komple tülden bir tanga, sarı bir tülden tanga ve kırmızı ipli bir tanga seçtim. Bak bu da yengem gülerek “Tamam bayağı cesurca seçimler.” dedi. Aldık hepsini. Oradan çıktık. Tam giderken yengem “Boynere bir bakabilir miyiz?” dedi. Ben masaja bakmak istiyorum. Bir şey almayacağız dedim. Okey dedim. İçeri girdik. Parfümlere bakıyordu. Hep kullandığı bir parfüm varmış ama senelerdir alamıyormuş. “Ya bu kokuya hastayım, çok güzel.” dedi. “Ama 7.200 TL. Şuna baksana.” dedi. “Ben de alıyorsan.” dedim. “Hayır olmaz.” dedi. “Ben de hayır kesinlikle alacağız.” dedim. Çok mutlu oldu. Sonra ödemesini yapıp çıktık.
Eve geldik. “Akşam için yengeme dedim, istiyorsan hazırlan. Akşam dışarıda yemek yiyelim.” dedim. O da senelerdir hiç akşam dışarıda yemek yemediğini söyledi. Çok mutlu oldu. “Ben bir duşa gireyim, hazırlanayım o zaman.” dedi. “Tamam.” dedim. Makbule yengem duşa girmeden önce ben de odama geçtim. O da duşa girdikten sonra odamdan çıkıp sessiz adımlarla banyonun kapısının deliğinden bakmaya başladım. Makbule yengem komple soyunmuş banyodaydı. Kavun gibi göğüsleri vardı. Taş gibi kalçaları, kaymak gibi bir amı vardı. Ya yeni tıraş olmuştu ya da gelmeden önce tıraşlanmıştı. Yengem çıktıktan sonra ben de duşa girdim. Güzelce temizlendim. Sonra yengem üzerine bugün aldığımız beyaz kısa elbiseyi giymiş. Çıkıp bir mekana gittik. Güzelce yemeğimizi yedik. Beyaz şarap söyledim. Bir şişe beyaz şarap içtik. Yengemin kafası bayağı güzel olmuştu. Kalkmadan önce de iki tane kokteyl içtik. İyice sarhoştu. Oradan çıkıp eve doğru yavaş yavaş yürüyorduk.
Yengemin ayağında topuklu olduğu için kolumdan tutuyordu. Ben de onun beline sarılmıştım. Biraz ilerledikten sonra eve varmadan önce Tekel’in orada durduk. “Dedim şuradan içecek bir şeyler alalım.” “Tamam.” dedi. Bir tane 70’lik votka aldım. Yanına da Red Bull. Eve geldiğinizde oturma odasına oturduk. Akşam olduğu için artık biraz serin olmuştu. Hafiften şömineyi yaktım. Televizyonu açtım. Güzel bir müzik. Bardakları hazırlayıp içmeye başladık. Yengemin kafası o kadar iyi olmuştu ki konuşurken kahkahalar atıyor, sürekli karşımda oturduğu için frikikler veriyor. Altında bugün aldığımız o beyaz tangası belli gibi duruyordu. İlerleyen saatlerde bir tane romantik müzik açtım ve yengeme “Makbule Hanım, bu dansı bana lütfeder misiniz?” dedim. O da gülerek “Tabii ki Serkan Bey.” dedi. Kalkıp dans etmeye başladık. Yengem ellerini boynuma dolamış, ben de belinden tuttum dans ediyordum. Bugün için teşekkür etti. Aldıklarım muhteşem. Çok teşekkür ederim, uzun zamandır bu kadar mutlu olmamıştım dedi. Ben de sen her şeyin en iyisine layıksın, merak etme. Para konusunda halledeceğim komple dedim. O da teşekkür ederim deyip yanağımla dudağıma yakın bir yerden bir öpücük kondurdu. Sonra kafasını omzuma koydu. Ben de o arada omzumun boynuna üflemeye başladım. Yengem böyle kendinden geçmiş bir şekilde dans ediyordu. Sonra bir elimi boynuna getirdim ve ensesini okşamaya başladım. Yengem iyice kendini bana yapıştırmıştı. Kulaklarını, kulak arkasını okşarken yengemin tırnaklarını hafif sırtımda hissettim. Resmen makbul yengem azmıştı ve baştan çıkıyordu. Sonra bir elimle de hafif belinden kalçalarına doğru inip okşamaya başladım. Sonra yengem kafasını kaldırıp bana doğru bakıyordu ve gülümsüyordu.
Ben de çok güzel olduğunu, yaşına göre muhteşem bir kadın olduğunu söylüyordum. O da bana bakarak sen de çok yakışıklısın, çok çekicisin kelimesini söylediği an dudaklarına yapıştım. Deli gibi öpüşmeye başladık. Hem öpüşüyorduk hem elimi yengemin eteğinin altına sokmuştum ve kalçalarını yoğuruyordum. Yengem deli gibi öpüşüyor, sırtıma tırnaklarını geçiriyordu. O kadar azmıştım ki tangasının oradan ağzını amına vardım. Amı su gibi olmuştu. Sonra beni koltuğa doğru itti. Bir hamlede pantolonumu çıkarttı ve yarağımı dışarı çıkardı. Deli gibi yalamaya başladı. Gözlerimin içine bakarak o koca yarağımı ağzına alıyor, dibine kadar köklüyor, aynı zamanda usul usul çekiyordu. O kadar derinden kadar alıyordu ki çıldırmıştım. Sonra ağzından çıkartıp yarağımı, taşaklarımı yalamaya başladı. Deli gibi taşaklarımı emiyordu. Sonra yengemi ayağa kaldırdım. Koltuğa sırt üstü yatırıp bacaklarını açtım. Yengem deli gibi azmış belliydi. Göğüslerini çıkartıp yalamaya başladım. Sonra göbeğinden aşağıya doğru inip tangasını kenara çektim. O kaymak gibi olgun amını deli gibi yalıyordum. İki parmağımı da içine sokmuştum.
Belli ki bir inliyordu makbul yengemde. Daha sonra yere diz çöküp yaramı yavaşça o olgun amına sokmaya başladım. O kadar sert sikiyordum ki taşaklarım anıyla götüne vuruyordu. Yengem belli ki inliyordu. Sik beni oğlum. Daha sert sik. Senin orospunun diyordu bana. Bu şekilde siktikten sonra onu dömerttim. Güzelce götünü yaladım. Belli ki Dayım götten çok sikiyordu. Sonra güzelce götünü sokmaya başladım. Sert bir şekilde pompalıyordum ama deli gibi. Yengem inliyordu. Aynı anda iki parmağımı da amına sokuyordum. Diyordum ki senin gibi bir kadına tek yarak yetmez. Seni iki kişi sikmeniz lazım ki sen anca doyarsın diyordum. O da azgın bir şekilde senin orospunun beni nasıl sikmek istiyorsan kime siktirmek istiyorsan siktir diyordu. Yarım saat yakın onu sert bir şekilde bir orospu gibi siktikten sonra ikimiz de boşaldık. Sonra yengeme dedim hadi hazırlan çıkacağız. O da nereye gidiyoruz aşkım dedi. Sana verdiğim sözü tutacağım dedim. O da anlamadım dedi. Seni iki kişi sikeceğim bu gece dedim. O da sen ciddi misin dedi. Evet dedim. İlk biraz burun kıvırsa da sonradan kabul etti. Hemen altına kırmızı ipten tangasını geçirdi. Gündüz geldiği sarı elbiseyi giyip çıktık. Çeşme’de gezmeye başladık. Sahilde oturan bir çocuk gördüm.
Dedim sen burada bekle. Hemen arabaya dörtlü yakıp yanına gittim. Çocuk bira içiyordu tek başına. 24-25 yaşlarında bir delikanlı. Durumu anlattım. Dedim yanımda bir eskort olgun var. Bunu iki kişi sikmek istiyorum. Var mısın dedim. O da Abaza Diyarbakırlıymış. Tabii ki abi dedi. Evim hemen burada gidebiliriz dedi. Direkt çocuğun evine gittik. Yengemin kafası olmasın diye sürekli alkol veriyordum. Çocuk duşa girip çıktı. Havluyla yengemin yanına oturdu. Yengem bakıyordu. Ayağa kalkıp direkt yaramı çıkarıp yengemin ağzına dayadım. Yengem çekine çekine yalamaya başladı. Çocuk da hemen yaramı çıkarıp yengemin eline verdi. Yengem yerde diz çökmüş ikimize birden sakso çekiyordu. O kadar sert ağzını sikiyorduk ki kudurmuş gibiydi yengem. Sonra çocuk onu kucaklayıp koltuğa oturdu. Yengem çocuğun koca yaranın üzerine oturduğunda bir ah çekti. Hemen yaramı tükürükleyip yengemin o muhteşem götüne girmeye başladım. Resmen yengemi ablan götten aynı anda iki kişi sikiyorduk. Deli gibi çıldırmıştı yengem. Sadece sik beni parçala beni diye inliyordu. O kadar sert sikiyorduk ki evin içindeki şak şak seslerinden inliyordu. Sonra çocuk ağrı ben de götten sikeceğim deyip yengemi kaldırıp bu koca yaranı yengemin götüne soktu. Yengemin canı yandığı belliydi. Ben de bu sefer amına girmeye başladım. Yengemi yarım saat yakın bu şekilde siktikten sonra Yere çömeldik ve ikimiz de suratına deli gibi boşaldık. Toplanıp oradan ayrıldık, eve geçtik. Eve geçtiğimizde yengem güzelce duşunu aldı, pijamalarını giyip odasına geçti. Sabah olduğunda yengem hâlâ yatıyordu. Yanına gittiğimde yengem utanarak, “Ya dün gece alkolü biraz fazla kaçırdık. Neler yaptık biz öyle?” dedi. Ben de dudaklarına yapıştım. “Çok güzeldi bence.” dedim. Yengem alkol içmediği için ve kafası ayık olduğu için biraz utanıyordu. O anda hemen yanına uzandım. Bir hamleyle pijama altını çıkartıp direkt yarağıma tükürükleyip götüne sapladım. Yengem, “Serkan dur, ne olur?” falan diye dese de sert bir şekilde sikiyordum. Dilimi amına atıp direkt iki parmağımı soktum. Yengem inliyordu. “Aşkım, bebeğim benim, ne olur devam sik.” diye. O gün de onu defalarca evin her yerinde siktim. Yengemle ilişkimiz hâlâ sürmektedir.